Çocuklarda Ateş

Ateş, vücut sıcaklığının anormal yükselmesi olarak tanımlanabilir.

Acil başvurularının %10-20’sini ve çocuk polikliniği başvurularının önemli bir kısmını ateşli hastalıklar oluşturur.

Pek çok bilimsel araştırma ve makalede vücut sıcaklığının 38 °C ve üzeri ölçülmesi ateş sınırı olarak değerlendirilir.

Normal vücut ısısı, koltuk altında 37,4 °C , ağız içinde 37,5 °C , rektal (makattan) 38 °C , timpanik (kulaktan) 37,8 °C’nin altındadır. Bu değerlerin üstündeki değerler ateş olarak da tanımlanır.

Hipotermi ise 35°C’nin altına inmesidir.

Çocuğun ateşli olduğu hissedildiğinde  vücut ısısının termometre ile ölçülmesi gerekir.

Vücut sıcaklığını ölçmek için ideal bir nokta olmadığını açıkça belirtmek gerekir. Ölçüm yeri, hangi cihazla ölçüm yapılması halen tartışmalıdır. Civalı cam termometrelerin yerini günümüzde dijital ve kızılötesi termometreler almıştır.

Koltukaltı ölçümü kolay uygulanabilir, güvenli, hijyenik ve basittir. Alından temassız kızılötesi cihazlarla veya kulaktan sıcaklık ölçümü; güvenilir ve hızlı metotlarıdır ancak tereddüt edildiğinde diğer cihazlarla vücut ısısı ölçümü teyit edilmelidir.

Eğer çocuklarınızda ateş varsa olasılıkla bir enfeksiyonla savaşıyor demektir. Unutmayınız ki ateşin kendisi bir hastalık değildir. Sadece hastalık işaretlerinden biridir.

  • Ateş tek başına çocuğunuzun antibiyotiğe ihtiyacı olduğunu göstermez.
  • Ateş genellikle tehlikesizdir ve çocuğunuzun enfeksiyonla savaşmasına yardım eder.
  • Çocuğunuzun bağışıklık sisteminin iyi çalıştığını ve vücudun enfeksiyonu kendiliğinden yenmeye çalıştığını gösterir.
  • Ateş düşürmenin amacı, ateşe neden olan hastalık bulunana kadar çocuğu rahat ettirmektir.

Ateşi olan bir çocuğun acilen bir hekim tarafından görülmesi gereken durumlar:

  • Üç aylıktan küçük tüm bebeklerde ateş acil bir durumdur.
  • Havale geçirme
  • Bebeklerde emmeme ve ağlamama,
  • Ateşin 39 °C veya koltuk altı 38.5 °C üzerinde olması
  • Devamlı ağlama huzursuzluk, rahatlatılamama
  • Ateş düşürücülerle düşmeyen ateşin olması
  • Üç günden uzun süren ateş
  • Ense sertliği ve sırt ağrısı, başını öne eğmede güçlük
  • Halüsinasyon görme
  • Hızlı veya yavaş soluk alıp verme, hışıltılı solunum, nefes alırken ötme sesi olması.

Ayrıca;

  • Önceden başka hastalığı olan (kalp hastalığı, kanser hastalığı gibi),
  • Ateşle birlikte cilt döküntüsü (kızarıklıklar) olan,
  • İshali 2-3 gündür geçmeyen,
  • 1 günden fazla kusması devam eden,
  • Boğaz-kulak ağrısı olan,
  • İdrar yaparken ağrısı olan çocuklar da ACİLEN değerlendirilmelidir.

SEMPTOMATİK ATEŞ TEDAVİSİ

  • Amaç vücut ısısının normale döndürülmesi olmamalıdır.
  • Büyük çocukların kendini iyi hissettiği, küçük çocukların ise rahatladığı bir vücut ısısı düzeyi tedavi için yeterlidir.
  • Ilık suyla duş aldırmak çocuğu rahatlatabilir. Soğuk suyla duş damarlarda büzülmeye sebep olacağı için ateşi daha da artırabilir.
  • Ateşin düşmesi altta yatan hastalığın tedavisi anlamına gelmediği gibi, ciddi bakteriyel enfeksiyon ile viral hastalık ayırıcı tanısına da yardımcı olmaz.

ATEŞ DÜŞÜRÜCÜLER

  • Vücut sıcaklığını 1-2 ºC azaltırlar
  • Amaç çocuğu fiziksel olarak rahatlatmak, ağrılarını azaltmaktır
  • Ateşi düşürmede parasetamol 1. seçenek, ibuprofen 2. seçenektir
  • Parasetamol (örnek: Parol, Calpol,Paranox)  ve İbuprofenin (örnek: Dolven, Ibufort) ateş düşürücü etkisi birbirine eştir.
  • Birden fazla ateş düşürücü ardışık olarak kullanılmamalıdır.
  • Etkisiz ise doz yetersiz olabilir.

Ateş düşürücü olarak ASPİRİN VE NOVALJİN kullanılmamalıdır!

 

ATEŞLİ HAVALE GEÇİREN ÇOCUĞA EVDE İLK YARDIM:

  • Paniklemeyin, yan yatırın ve nöbet duruncaya kadar yanında kalın.
  • Havale geçirirken çocuğun ağzını açmaya çalışmamalıdır.
  • Havale sırasında baş aşağı çevirmek, suni solunum yapmak, suya sokmak yanlış müdahalelerdir. Havaleler genelde birkaç dakika kendiliğinden geçer.
  • Havale sırasında süre tutulmalıdır.
  • Havale uzun sürerse beklemeden acile götürün.
  • Havale geçtikten sonra ağız ve burunu temizleyin.
  • Çocuğun genel durumu iyi ve solunumu rahatsa ateşini ölçün ve düşürmeye çalışın, sonrasında hastaneye başvurun.

Aksi takdirde vakit kaybetmeden acile başvurun.

Sağlıkla kalın…

Dr. Bayram ÇOBAN